|
ÇOCUKLA İLETİŞİM NASIL KURULUR?
İletişim iki
kişi arasındaki mesaj alışverişidir. Alışveriş bildiğiniz gibi iki yönlüdür.
Her konuşma iletişim değildir. Örneğin;anne-babalar çocuklarına emirler verip
onların bu emirler karşısındaki tepki ve davranışlarıyla ilgilenmezlerse burada
bir iletişim olmaz.
Gerçek bir iletişim içinde
konuşulanları anlama ve düşünülenleri söyleme vardır.
Bebek ile anne
arasındaki iletişime bir göz atalım; Bebekler tabii ki konuşamazlar ama onlar
anneleriyle doğumdan önce başlayan ve doğumla birlikte devam eden bir ilişki
kurarlar. Yani bebeğin ilk iletişim kurduğu kişi annedir! Doğumdan sonra bir
bebek 20-25cm. uzaklıktaki kişi ve nesneleri görebilir ve duyabilir. Bu
özellikler bebeğin iletişim kurması için gereklidir. Doğumdan sonra bebeğin ilk
karşılaştığı kişinin annesi olması ve annesinin ona sevgi ve şefkatle bakması
ikisi arasındaki iletişimi kolaylaştırır. Yine, Annelerin bebekleriyle
iletişimindeki yüz ifadeleri, mimikleri, önemli sözcükleri abartmaları,
konuşmalar arasında sık ve uzun duraklamalar yapmaları,çocuklarının tepki
göstermeleri için yeterince zaman tanımaları iletişimi kolaylaştırır.
Anne bebek
arasındaki iletişimden sonra artık bebek bir süre sonra baba ve kendisine yakın
davranan diğer insanlarla ilişki kurmaya başlar. Çocuğun ailesindeki kişilerle
kurduğu sağlıklı iletişim, onun gelecekteki arkadaşları,öğretmenleri ve diğer
yetişkinlerle iletişimini kolaylaştırır. Bu noktada siz ailelere çok iş
düşüyor!
Çocukla
konuşmak deyince çoğu yetişkinin aklına çocuğa bir şeyler söylemek,anlatmak
hatta söz dinletmek gelir. Oysa karşılıklı konuşmanın en önemli tarafı çocuğu
dinlemektir. Dinleme ve anlama karşılıklı konuşmanın ayrılmaz parçasıdır.
ÇOCUĞU DİNLEMEK
Bir çok anne-baba ve
öğretmenler çocuklarla iletişim kurmada ve onların sorunlarına çözüm getirmede
esas görevlerinin onlarla konuşmak,öğüt vermek,öneride bulunmak olduğunu
zannederler Oysa çocuğun sorunlarını
çözmede gerekli olan uygun ortamı sağlamak ve onu dinlemektir. Dinlemek çocuğun
gelecekte de sağlıklı bir iletişim kurabilmesini, kendisi hakkında olumlu duygulara sahip olmasını,
kendisine değer verildiğini hissetmesini kendine saygısını ve problem çözme
davranışını geliştirir. Çocukla sağlıklı bir iletişim kurmak için gerekli
olduğundan bahsettik. Bunun için
çocuklara rahatlıkla konuşabilecekleri bir ortam sağlanmalı, eğer ortada
bir problem varsa o problemin öncelikle kime ait olduğu bulunmalıdır. Eğer
problem çocukta ise, öncelikle anne-baba çocuğa duygu ve düşüncelerini
açıklamak için konuşma fırsatı vermeli, onu dinlemelidir. Dinleme çocuğa ana-baba tarafından önemsendiğini gösterir,
değer verildiğini hissettirir.
İyi
bir dinleyici olmak için; çocuğu dinlerken rahat bir şekilde oturulmalıdır.
Rahat bir oturuş çocuğu dinlemeyi kolaylaştırır. Çocukla konuşurken göz teması
kurmak önemlidir. Bunun için ya çocuğun boyunun
hizasına gelmek için diz çökmeli ya da çocuğu kucağa
almalıdır. Göz teması çocuğu duyulan ilgiyi ve kişiliğine duyulan saygıyı
gösterir. Göz teması donuk bir şekilde olmamalıdır. Konuşurken çocuğun aynı
zamanda ses tonuna, yüz ifadelerine ve bakışlarını kaçırıp kaçırmadığına dikkat
edilip, davranışları ile söylediklerinin tutarlı olup olmadığına bakılır.
Örneğin anne-babası boşanan bir çocuğun “ hayır sizin ayrılışınıza
üzülmüyorum”. Derken gözleri sulanıyorsa çocuğun söyledikleri hakkında şüpheye
düşeriz. Bu durumda iyi bir dinleyici olmak için, karşımızdaki kişinin yüzünü,
elini, kolunu yani bedenini de duymamız gerekir. Çocuk kendisine yakın duran,
yüzüne bakan kişiye daha çok güven, yakınlık ve konuşma isteği duyar. Çocuk bir
şey anlatırken “ tamam, sen anlat ben dinliyorum” diyen ve bu arada yemekle uğraşan bir anneye
anlatma isteği duymaz.
Dinleme
sırasında çocuğun sözünü kesmeden,çocuk durakladığında “Hımm,
evet anlıyorum.....” gibi sözlü belirtiler ya da
gülümseme, baş sallama gibi sözsüz belirtiler yapılmalıdır.
Tüm
bu belirtiler, çocuğun anlattığı problemi sorduğu soruları DUYDUĞUMUZU,onu
önemsediğimizi ve değer verdiğimizi çocuğa hissettirir. Bunu hisseden çocuk
rahatlıkla sizinle iletişim kurar.
Çocuğu
dinlerken sessiz olunmalı, zaman zaman duraklamalarda
söze karışılmalıdır. Sessizliğin faydasına gelince konuşan kişiye konuştukları
hakkında düşünme, daha fazla açıklama ve olaya daha dikkatli bakma imkanı
kazandırır, kişiyi aynı zamanda
rahatlatır. “Ayşe'nin benim için çok iyi bir arkadaş olduğunu
düşünmüyorum artık!” diyen bir çocuğun sözünü keserek “Ben sana baştan
söylemiştim, Ayşe'nin iyi bir arkadaş olmadığını, artık kendine başka bir
arkadaş bulmalısın” demek o çocuk için gereken sessizliği sağlamaz. Çocuk düşüncelerini tam olarak söyleyemez,
kendisini rahatsız hisseder.
Tam
bir sessizlik iyi değildir. Çocuk konuşurken daha önce bahsettiğimiz “Hımm, evet anlıyorum”
gibi sözler, duraklama ve yüz ifadeleri sessiz kalmayı tamamlar,çocuğa
önemsendiğini gösterir. Bu tepkiler olmasa çocuk karşısındaki kişinin onu
dinlemediğini düşünür.
ÇOCUĞU DİNLEMENİN
YARARLARI
-Çocuğun kelime dağarcığı zenginleşir. Konuşma yeteneği gelişir,
kendi duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade eder.
-Çocuğun içine kapanması,
ağlaması, saldırgan davranması yerine kendini sözle anlatarak rahatlamasını
sağlar. Bu,çocuğun toplumsal yaşama uyumunu kolaylaştırır.
-Doğru anlaşıldığını hisseden
çocuk, kendini daha huzurlu ve rahat hisseder. Bunun sonucunda çocuğun kendine
güveni artar. Duygusal ve sosyal yönden gelişmesini sağlar.
-Başkaları tarafından dinlenen
çocuk da başkalarını kolaylıkla dinler.
-Aile içi ve diğer ilişki kurduğu
insanlarla sağlıklı bir iletişim içine girmesini sağlar.
Aşağıda
etkili dinlemeye örnek verilmiştir.
ÇOCUK:Okuldan
nefret ediyorum. Keşke okula gitmek zorunda olmasaydım.
YETİŞKİN:İşlerin
yolunda gitmediği görülüyor. Başka şeyler yapmak istiyorsun.(Etkili dinleme,
yerine koyma)
ÇOCUK:
Evet yapmamız gereken tüm ödevlerden nefret ediyorum.
YETİŞKİN:
Çok ödevin var ve bu seni yıldırıyor(Etkili dinleme, yerine koyma).
ÇOCUK:Bunları
niye yapmak zorunda olduğumuzu
anlamıyorum.
YETİŞKİN:Bu
ödevi sevmiyorsun(ETKİLİ DİNLEME, YERİNE
KOYMA)
ÇOCUK:Sözlülerden
hoşlanmıyorum,nasıl oluyor da yazılı yapmıyorlar?
YETİŞKİN:Grup
önünde konuşmaktansa yazmayı tercih ediyorsun(ETKİLİ DİNLEME,YERİNE KOYMA)
ÇOCUK:Ben...ben;sınıf
önünde konuşamıyorum.
YETİŞKİN:Kendini
rahat hissetmediğin bir şeyi yapmaktansa, yazmayı tercih ediyorsun(ETKİLİ
DİNLEME,YERİNE KOYMA)
ÇOCUK:Evet,çünkü
grup önünde ne zaman konuşsam rezil oluyorum.
YETİŞKİN:Sana
yardım etmek için ne yapabilirim?
ÇOCUK:Belki ödevimi dinleyebilirsin.
ÇOCUK:Barış
Manço ölmemiştir,ölemez.
YETİŞKİN:Onu
çok seviyorsun,öldüğünü kabul etmek sana zor geliyor(ETKİLİ DİNLEME,YERİNE
KOYMA)
ÇOCUK:
Evet.
ÇOCUK:Okula
gitmek istemiyorum.
YETİŞKİN:Okulla
ilgili bazı sıkıntıların var(ETKİLİ DİNLEME,YERİNE KOYMA)
ÇOCUK:Öğretmen
birkaç çocuğu sınıfta azarlıyor
YETİŞKİN:Neler
oluyor anlatır mısın?
ÇOCUK:Yanımdaki arkadaşım yaramazlık yapıyordu,öğretmen bana
bağırdı.
YETİŞKİN:Haksızlığa
uğradın çünkü sen yaramazlık yapmamıştın(ETKİLİ DİNLEME,YERİNE KOYMA)
Bazen
çocuklar korku, kaygı kızgınlık gibi duygularını ifade edemezler. Bu durumlarda
çocuğa yardımcı olmak için şunlar yapılabilir:
1-Söylenenleri iyice anlamaya çalışıp,söylediklerini kısaca tekrar
edebiliriz.
ÖRNEK: ‘Ayşe çok kötü bir çocuk,bebeğimi aldı vermiyor’
(Ne ayıp kardeş kardeş oynamıyor musunuz? Yerine)
Duyduğunuzu tekrar etme:
‘Demek Ayşe bebeğini aldı
,vermiyor’
‘Evet beni kızdırıyor...’ Diye
devam eder.
ÖRNEK:’Matematik dersini hiç anlamıyorum..’
(Biraz daha dikkat edersen
anlarsın’ veya ’Sınıfta bir arkadaşına sor anlatsın’ yerine)
Duyduğunuzu tekrar etme:
‘Matematik dersi sana zor
geliyor’
‘Evet öğretmen de bana taktı’
diye devam eder.
Duyguları tekrar etmenin yararları
nelerdir?
-Söylenenlerin aynen duyulduğunu,
yanlış anlaşılmadığını kanıtlar.
-Soruna çözüm getirmez, ama
çocuğun sorun üzerinde daha çok düşünmesini ve çözüm bulmasını sağlar.
-Asıl sorunun ne olduğunu ortaya
çıkarır.(matematik dersi örneği )
-Konuşan kişi duyulduğunu hissederek daha çok konuşur.
2-Konuşan kişinin duygularını
dile getirebiliriz. Burada Ayşe örneğini verecek olursak;
‘Ayşe çok kötü çocuk.bebeğimi
aldı vermiyor
ELİF ne
hissediyor?:KIZGINLIK,ÖFKE
CEVAP:’Bu seni kızdırıyor
‘olabilir
Çocukla
iletişimde,duyguların dile getirilmesi onu rahatlatır ve anlaşıldığını
hissetmesini sağlar. Böylece yoğun duygularını davranışa yöneltmez.
İLETİŞİMDE İFADE HATALARI
SEN DİLİ:anne- baba ve çocuk arasındaki anlaşmazlıklar,çocuğun
yaptığı olumsuz davranışlar sonucu oluşur. Çocuğun olumsuz davranışları ya da sözleri anne-baba da hoşnutsuzluk,kızgınlık gibi
duygular yaratabilir. Bu duygular karşısında tepkilerini genellikle aniden ve
sözel olarak şöyle ifade ederler!’Ne laf anlamaz çocuksun’,’Sana bin kere
tembih ettim’,’Neden dikkat etmiyorsun’,gibi. Buradaki ifade tarzı çocuğa
yönelik SEN mesajı,sen kelimesi, sen-dilidir. Bu
Dost
Siteler l Rehberliknet.Net l Rehberliknet.Com l Pdr Hizmetleri l Rehberlik Hizmetleri l MyWeb.Gen.Tr l
|